March 17, 2026

Tekin Yayın Dağıtım San.Tic.Ltd.Şti

Mimar Sinan Mah. Atlas Çıkmazı Sk. No:7 Üsküdar/İstanbul

Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

Elif Akkaya

Telefon

0216 323 20 20

E-mail

info@tekinyayinevi.com.tr

Website

Tekin Yayınevi

Teknik Sorumlu

Tetris Teknoloji

Çürüyen totaliter Avrupa: ABD’li iktisatçı Palley’e İngiliz iktisat derneğinden “e-uzaklaştırma”

Çürüyen totaliter Avrupa: ABD’li iktisatçı Palley’e İngiliz iktisat derneğinden “e-uzaklaştırma”

Doç. Dr. OZAN EKİN KURT

Avrupa’da yıllardır sürmekte olan Rus düşmanı hezeyan başka bir boyuta ulaştı. 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası bir İtalyan üniversitesinde Dostoyevski’yle ilgili verilen bir dersin kaldırılmasından Litvanya’da Çaykovski’nin Fındıkkıran Balesi’nin sergilenmesinin durdurulmasına kadar Avrupa’da uygulanan ideolojik ve kültürel yasaklar, eleştirel bir iktisat topluluğunun iletişim grubunda uygulanan sansüre kadar vardı. Birleşik Krallık merkezli Post-Keynesyen İktisat Derneği’nin e-posta grubunda savaşın Avrupa’ya olan olumsuz iktisadi etkilerini ve nedenlerini inceleyen bir makalesinin bağlantısını paylaşan ABD’li iktisatçı Thomas Palley’in gruba e-posta gönderme hakkı askıya alındı.

ABD’li post-Keynesyen iktisatçı Dr. Thomas Palley, 24 Mart 2025 tarihinde Post-Keynesyen İktisat Derneği’nin (PKES, Post-Keynesian Economics Society) iletişim grubuna kendi kişisel internet sitesinde yayınladığı görüş yazılarını (op-ed) paylaşmak için daha önce defalarca yapmış olduğu gibi bir e-posta atmıştı. Palley herhalde bunun son altı yılda sayısı yirmiye yaklaşan benzer paylaşımlarının sonuncusu olacağını tahmin bile edemezdi.

Palley bu son paylaştığı yazısında Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsediyor, Avrupa’nın Rusya karşısındaki siyasi tutumunu eleştiriyor ve bu tutumun politik ekonomisini irdeliyordu. Palley’in iletişim grubuna mesaj atma hakkı bu paylaşımdan sonra üç aylığına askıya alındı.

AVRUPA’NIN SAVAŞ ISRARI

Palley yazısında savaşın iktisadi olarak Avrupa’nın aleyhine olmasına rağmen Avrupa’nın bu savaşta ısrar etmesinin tarihsel ve güncel siyasi nedenlerini tartışıyor. Ülkelerin kendi çıkarlarına aykırı politikaları neden inatçı bir şekilde sürdürdükleri sorusuna yanıt arayan Palley, Avrupa’nın Rusya karşısındaki tutumunu yazısının başlığında olduğu gibi “deliliğin derinleşen yürüyüşü” olarak nitelendiriyor.

Yazıda Rusya’nın ucuz enerji kaynakları yerine ABD’nin pahalı enerji kaynaklarını kullanan Almanya’nın kaybedenler arasında en başta geldiği, Avrupa’nın Rusya’ya ambargo uygulayarak imalat sanayii ürünlerini satacağı bir pazarı, dış yatırım yapma ve büyüme olanaklarını kaybettiği ve ayrıca Avrupa’da para savururcasına tüketim harcamaları yapan Rus elitlerinin de elden kayıp gidenler arasında olduğu anlatılıyor.

Palley Ukraynalı göçmen akışının Avrupa’da ücretleri düşürdüğünü ve bu akışın artırdığı konut talebinin de kiraları yükselttiğini belirtiyor. Ukraynalıların göçünün eğitim ve sosyal harcamalar üzerinde de olumsuz etkisi olduğunu söyleyen yazar, bunun en çok Almanya’yı vurduğunu ve bu ekonomik gelişmenin siyasi sonuçları arasında Avrupa’da ve özellikle de Almanya’da proto-faşist akımların güçlenmesinin yer aldığını ifade ediyor.

Yazının devamında ilk başta sormuş olduğu sorunun yanıtını yazar aşağıdaki iktisadi ve siyasi nedenlere bağlıyor:

SOSYAL DEMOKRATLAR DAHA MİLİTARİST

1. Fransa ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde Macron ve Starmer gibi liderlerin Avrupa halklarına vaat edebileceklerinin kalmaması ve bu liderlerin toplumsal meşruiyetlerini yitirmeleri. Palley Avrupalı sosyal demokratların Avrupalı muhafazakârlardan daha militarist olduklarını ve bunun köklerinin Birinci Dünya Savaşı’na kadar gittiğini de vurguluyor.

2. Avrupa’nın dış politikasının yıllardır ABD’nin güdümünde olması. Bununla birlikte yazar Trump’ın Rusya’daki savaşı durdurma girişimlerini bir ironi olarak görüyor ve Avrupa’nın kraldan çok kralcı (plus royaliste que le roi) davrandığını belirtiyor.

3. Avrupa’nın askeri sanayi kompleksini kontrol eden sermayedarların savaştan en çok faydalananlar olması. Palley askeri Keynesçilik’in (Military Keynesianism) devlet harcamalarının çarpan etkisiyle ekonomik büyümeyi tetikleyeceğini belirtse de burada üretilenin silahlar olduğunu ve bu politikanın gerçek anlamda topluma refah sağlayan eğitim, konut gibi kamusal harcamalara alan bırakmadığının altını çiziyor.

“İKTİSAT BAŞKA, SİYASET BAŞKA” MI?

Anlaşılan, Birleşik Krallık İktisadi ve Sosyal Araştırma Konseyi (ESRC, Economic and Social Research Council) destekli PKES yönetimine bu yazının içeriği fazla gelmiş. ESRC, Birleşik Krallık’ın Bilim, Yenilik ve Teknoloji (Department for Science, Innovation and Technology) Bakanlığı’na bağlı Birleşik Krallık Araştırma ve İnovasyon Ajansı (UK Research and Innovation) adlı devlet kuruluşuna bağlı olarak çalışıyor. Birleşik Krallık, ABD’li Trump’ın bile bitirmek istediği ve bu satırların yazılmasından kısa bir süre önce Ukrayna’nın Rusya içlerine şimdiye kadar gerçekleştirdiği en kapsamlı saldırıyla başka bir aşamaya geçeceğe benzeyen bu savaşın en azılı destekçisi.

PKES’in yöneticilerinin İngiliz devletinin katmanlarından gelen bir talimatla mı yoksa işgüzarlıklarıyla mı Palley’in üyeliğini askıya aldıklarını bilmiyoruz. İletişim grubunda Palley’in yazdıklarına katılsın veya katılmasın çeşitli ülkelerden birçok araştırmacı/akademisyen bu yasakçı karara tepki veriyor. Bununla birlikte Türkiye’deki akademik tartışmalardan çok tanıdık olduğumuz “iktisat başka siyaset başka”, “ideoloji başka bilim başka” gibi yapay ikiliklere başvuran yorumlar da iletişim grubunda eksik değil.

Palley’le ilgili karara gelen tepkiler üzerine açıklama yapmak durumunda kalan derneğin yönetim kurulu başkanı Jo Michell, PKES’in web sitesindeki iletişim grubunun tanıtım yazısını paylaşarak bu kararın ifade özgürlüğünün ihlali veya iptali olmadığını, Palley’in grubun kurallarını ihlal ettiğini ve defalarca uyarıldığını belirtiyor. Tanıtım yazısında iletişim grubunun “iktisatla ilgili” olduğu ve bu alandaki atölyelerin, akademik faaliyetlerin, iş ilanlarının vs.’nin paylaşılabileceği ifade ediliyor. Yukarda özetlediğimiz Palley’in yazısının hem iktisatla ilgili hem de bu “vs.”kapsamında olduğu ise su götürmez bir gerçek.

KLASİK SUÇLAMA: “KREMLİN GÖRÜŞLERİ”

Bir Danimarkalı iktisatçı ise Palley’in görüşlerinin Kremlin.ru’dan, yani Rusya Devlet Başkanlığı internet sitesinden ithal ettiğini, yazdıklarının “bilimsel değil ideolojik olduğunu” belirten bir yorum yapıyor. Ana akım/neoklasik iktisada eleştirileriyle tanınan post-Keynesyen ekolün içinden bir iktisatçının kaleminden çıkmasına şaşırılacak ifadeler bunlar. Çünkü bu yorum bizzat ana akım iktisadın temsilcilerinin diğer düşünce ekolleri (Marksgil, post-Keynesyen vd.) hakkında kullandıkları basmakalıp bir ifade. Aşağıda kariyerine de değineceğimiz ABD’li Palley’in geçmişte üstlendiği pozisyonlar düşünüldüğünde Kremlin bağlantısı komik de… Lakin bu trajik durum gittikçe çürüyen, totaliterleşen, militaristleşen ve ırkçılaşan Avrupa’nın ruh halinin akademiye yansımasından kaynaklanıyor.

Palley bu karar üzerine kişisel bloğunda iki yazı yazıyor. Bunların sonuncusunda iletişim grubuna üyeliğinin askıya alınmasının nedeni konusunda PKES’in yaptığı açıklamayı samimiyetsiz bulduğunu belirtiyor. Esas nedenin Ukrayna yanlılarının Batılı yerleşik kurumların (establishment) Rusya karşıtı söylemine aykırı olan tartışmaları yasaklama arzusu olduğunu söylüyor. Makalesi Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer’ın İşçi Partisi hükümetinin kemer sıkma politikaları hakkında olsaydı yaptırıma tabi tutulmayacağını ifade ediyor.

İşin ilginci Palley’in kariyerine bakıldığında Batı’nın “demokratik” ve “sivil” kurum ve kuruluşlarıyla hiç de kavgalı bir profil çizmediğini görüyoruz. Kendi kişisel sayfasındaki özgeçmişine göre Palley 2000’li yıllarda ABD Kongresi’nin bir komisyonu olan ABD-Çin Ekonomik ve Güvenlik İnceleme Komisyonu’nun başekonomistliğini, George Soros’un Açık Toplum Enstitüsü’nün Küreselleşmeyi Reform Projesi’nin yöneticiliğini ve Amerikan tipi sendikacılık yapan AFL-CIO’da direktör yardımcılığı yapmış.

Belli ki Avrupa’nın “ilerici” akademisi bu profildeki reformist bir iktisatçının içeriden ve bu düzenin sınırları çerçevesinde yapıcı olarak nitelendirilebilecek eleştirilerini bile kaldıracak durumda değil.

NOTLAR:

1. Yazıda “Rusya’nın Ukrayna’yı işgali” yerine neden “Rusya-Ukrayna Savaşı” ifadesinin kullanıldığını merak edenlerin 2022 baharı öncesindeki gelişmeleri görmezden gelmemeleri gerekiyor. Ukrayna’nın tarihsel statüsü daha geniş bir tartışma konusu olmakla birlikte son çeyrek asırdaki iki önemli gelişmeye dikkat çekmek gerekiyor. Bunlardan ilki Sovyetler Birliği’nin çözülmesi sonrasında NATO’nun Rusya’yı kuşatma stratejisi kapsamında 1999 ve 2004 yıllarında Doğu Avrupa ve eski Sovyetler Birliği üyesi ülkelerin katılımıyla bu örgütün doğuya doğru hızlıca genişlemesi. İkincisi 2014’ten bu yana Ukrayna’da yaşanan gelişmeler. Bu dönemi savaş öncesine kadar özetleyen bir yazı için bkz. https://haber.sol.org.tr/haber/2014ten-bugune-ukrayna-krizi-321062 Bu vesileyle ülkemizde THTM’nin (Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi) yapmış olduğu NATO karşıtı kampanyaya da değinmekte fayda var: https://halkmeclisi.org/natoya-karsi-goreve/

2. Palley’in yazısına buradan ulaşılabilir: http://thomaspalley.com/?p=2537

GÖRSEL: Ömer Yaprakkıran