Metin Çulhaoğlu: “Bin yılın kuramı” ve bir veda yazısı

OSMAN ÇUTSAY 1970’lerdeki haftalık Yürüyüş dergisinin sorumlularından ve sonra başyazarlarındandı. O dönemde yaptığı bir çözümleme, gerçi fazla tartışılmış değildi, ama bugün bile, Türkiye’de sosyalist siyaseti ve tek tek “siyaset felsefeciliğine” oynayanları ciddi bir krizin eşiğinde adeta suçüstü yakalamış gibidir. Çulhaoğlu’na göre, 1961-1971, demokratların

Mülkiyetin katı gerçekliği karşısında teknolojik otomatizm ve “Kürdan Teorisi”

ÖZCAN BUZE 1. GİRİŞ: KÜRDAN TEORİSİ Bu satırları, elli yıllık bir dostluğun ödeyebileceği en küçük borç olarak yazıyorum. *** Onu tanıyanlar bilirdi: Zekâsı yalnızca keskin değil, çok yönlüydü. Matematikteki yeteneği neredeyse başka bir dile ait gibiydi. Bir toplumsal meseleyi de denklem çözer gibi

Ana cadde ve kenar sokak: Marksizm neden Avrupamerkezci olamaz

ÖZCAN BUZE I. NEŞTERİ HASTALIKLA SUÇLAMAK Son kırk yılda burjuva akademisinde, post-yapısalcı kulvarlarda ve postkolonyal teorik çevrelerde moda hâline gelen en sığ eğilimlerden biri, Marksizmi “Avrupamerkezci” bir Viktorya dönemi anlatısı ilan etme kolaycılığıdır. Edward Said’in Oryantalizm’indeki parçacı okumalardan Dipesh Chakrabarty’nin Provincializing Europe (Avrupa’yı

Uluslararası ilişkilerde “ebedi çıkar” mitosu ve sınıfsal gerçeklik

ÖZCAN BUZE Britanya parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası’nın sıraları 1 Mart 1848 akşamı iyice doluydu. Kıta Avrupası’nda zemin oynamaya başlamıştı: Paris’te Şubat ayaklanması tahtı devirmiş, dalga Viyana’ya ve Berlin’e doğru yürüyordu. Salonun gündemindeki en önemli konu ise başka bir coğrafyaya ilişkindi. Tartışma

İşçi sınıfı liberalizmi: Bir oksimoronun anatomisi

ÖZCAN BUZE ARKA KAPAĞIN İTİRAFI Önce kitabı okumayın. Arka kapağını okuyun. Çünkü övgü yazıları kitabın reklamı değildir; kitabın sınıfsal künyesidir. Bir yapıtın kime seslendiğini anlamak için içindekiler bölümüne bakmak gerekmez, kefillerine bakmak yeter. Daron Acemoğlu’nun yeni kitabı Hangi Liberal Demokrasi — İngilizce aslıyla

Genel zekânın çitlenmesi: “Yapay Zekâ” çağında İlyenkov ve Marx

ÖZCAN BUZE Şanghay, 17 Temmuz. Salonun ön sıralarında yirmi dokuz ülkenin temsilcisi oturuyor. Xi Jinping kürsüden hiçbir devletin yapay zekâ teknolojisine tekel kuramayacağını söylerken arkasındaki ekranda yeni kurulan örgütün adı beliriyor. Aynı hafta, on üç bin kilometre ötede, Beyaz Saray’da Donald Trump 500

1789 Fransa, 1917 Rusya, 1923 Türkiye ve bugün: Devrimci dalga

ORHAN GÖKDEMİR Cumhuriyet bir seraptı. İnsanlığın çocukluk çağında görüldüğü ama inanılmadığı vakidir. Atina’da demokratikti, Roma’da aristokratik olmuştur. Ama her durumda köleler ve kadınlar dışındaydı. Genel-eşit bir yurttaşlık yoksa cumhuriyet mümkün değildir. Ama bir düş, bir serap olarak böyle başladı. Halktan aldığı güçle ve

İvmeciliğe, tarihin öznesine ve algoritmaya dair: Kaderciliğin yeni kılığı

ÖZCAN BUZE Bir Hezeyannâmenin Kısa Tarihi 1971 yılında, İngiltere’nin Coventry kentindeki kenar mahallelerden birinde henüz otuz yaşına bile girmemiş bir grup felsefe hocası ve öğrencisi toplanmıştı. Amaçları, üniversite binalarının soğuk koridorlarında bambaşka bir zaman algısı yaratmaktı. Warwick Üniversitesi’nin felsefe fakültesi, o yıllarda İngiltere’nin

“Dünyanın bütün sporseverleri uyanın!”

CEMİL FUAT HENDEK Of be! En sonunda… Bir kez daha sona erdi dünyanın bütün futbolseverlerini nefes nefese bırakan yarış. Her ne kadar, tankla, top, tüfekle savaşa gider gibi ABD yollarına düşen milli takımımız hızla gittiği gibi geri dönmüş olsa da… (Yeterince iyi oynamadıklarını

Aydınlığımıza övgü: Doğan Avcıoğlu-Yalçın Küçük

ORHAN GÖKDEMİR Yola çıkan, Doğan Avcıoğlu’nu buluyor. Yürüyen, Yalçın Küçük’e ulaşıyor. Yalnızca bunlar değil, Namık Kemal’i, Tevfik Fikret’i de keşfedeceğiz mecburen. Aydınlığı arayan aydını arar. Bunu, aydını, aydınlanma ile birlikte ortaya çıkan bir kavram olarak kabul etmemiz gerek. Kendi hülyalarının peşinden giden yeni