Burjuvazinin vatanı paradır: İçerideki hasım, yerli füze ve savunma savaşının sınıfsal temeli

ÖZCAN BUZE Saat sıfır. Ege’nin doğu kıyısındaki radar ekranlarına önce kar yağıyor, çünkü elektronik harp uçakları Türk hava savunmasının gözünü bağlamış. Birkaç dakika sonra Rafale’ler ve F-16 Viper’lar batı Anadolu’daki üslerin pistlerini vuruyor. Limanlarda bekleyen çıkarma gemileri hedef alınıyor. Yirmi dördüncü saatin sonunda

Epstein: Bir Sınıf Değil, Bir Enstrüman

ÖZCAN BUZE Eylül 2007, Florida’nın güney bölgesi. Federal savcılıkta kapsamlı bir iddianame taslağı hazır bekliyor. Taslak hiçbir zaman mahkemeye gitmeyecek. Onun yerine Başsavcı Alexander Acosta’nın ofisi, sanığın avukatlarıyla bir kovuşturmama anlaşması imzalıyor. Jeffrey Epstein eyalet mahkemesinde iki fuhuş suçlamasını kabul edecek, on sekiz

Tekelci sermaye yörüngede: Emperyalizmin saldırganlığı uzaya nasıl yayılıyor?

ÖZCAN BUZE BİR İTİRAF BİR SÜKÛT Maryland’de bir konferans salonu. Kürsüde ABD Uzay Kuvvetleri’nin siyasi başı Troy Meink var. Söylediği cümle kısa ama ağırlığı büyük: Washington artık uzayda silah bulundurduğunu saklamıyor. “Hava sahasında olduğu kadar uzayda da hâkimiyetimizi sürdürmemiz kritik önemde” diyor, “tehdit

Mülkiyet sorusu: Kıyamet söylemi neyi gizliyor?

ÖZCAN BUZE I. FRANKENSTEİN’IN DEHŞETİ Mary Shelley’nin yarattığı canavarın bir adı yoktur. Doktor Frankenstein’ın kendisi de canavar değildir; dehşet duygusunun doğuşu, yarattığı varlığın kendi denetiminden çıkabileceğini fark ettiği ândır. Korku yaratılandan değil, yaratılanın artık kendisine itaat etmeyebileceği ihtimalinden gelir. Bugün yapay zekâ karşısında

“Gerçek-Sonrası” nereden geliyor? Bacon’dan Foucault’ya, Minab’dan Karakas’a

ÖZCAN BUZE Gerçek-sonrası (İng. post-truth): Gerçeğin ortadan kalkması değil; gerçeğin, iktidar karşısında konuşma hakkını yitirmesi. *** 28 Şubat 2026 sabahı, İran’ın Hürmüzgân eyaletine bağlı Minab kentinde, pembe çiçek ve yeşil yapraklarla bezenmiş iki katlı bir okul binasında ders zili çaldı. Şecere-i Tayyibe Kız

Duyar kasmak: Wokizm, Türkçe ve dil emperyalizminin sınıfsal kökenleri

ÖZCAN BUZE I. Bir kahvehane. Üç-dört genç, kahvelerini içiyorlar. Biri telefonuna bakıyor, gülüyor. “Şu hesaba bak. Öğlen ‘zenci’ diyor, akşam ‘siyahi’ diyor. Sonra herkesi düzeltiyor. Bir gün trans hakları, ertesi gün feminizm, ertesi gün işçi hakları. Her şeyde ilk safta. Her şeyde en

Metin Çulhaoğlu: “Bin yılın kuramı” ve bir veda yazısı

OSMAN ÇUTSAY 1970’lerdeki haftalık Yürüyüş dergisinin sorumlularından ve sonra başyazarlarındandı. O dönemde yaptığı bir çözümleme, gerçi fazla tartışılmış değildi, ama bugün bile, Türkiye’de sosyalist siyaseti ve tek tek “siyaset felsefeciliğine” oynayanları ciddi bir krizin eşiğinde adeta suçüstü yakalamış gibidir. Çulhaoğlu’na göre, 1961-1971, demokratların

Mülkiyetin katı gerçekliği karşısında teknolojik otomatizm ve “Kürdan Teorisi”

ÖZCAN BUZE 1. GİRİŞ: KÜRDAN TEORİSİ Bu satırları, elli yıllık bir dostluğun ödeyebileceği en küçük borç olarak yazıyorum. *** Onu tanıyanlar bilirdi: Zekâsı yalnızca keskin değil, çok yönlüydü. Matematikteki yeteneği neredeyse başka bir dile ait gibiydi. Bir toplumsal meseleyi de denklem çözer gibi

Ana cadde ve kenar sokak: Marksizm neden Avrupamerkezci olamaz

ÖZCAN BUZE I. NEŞTERİ HASTALIKLA SUÇLAMAK Son kırk yılda burjuva akademisinde, post-yapısalcı kulvarlarda ve postkolonyal teorik çevrelerde moda hâline gelen en sığ eğilimlerden biri, Marksizmi “Avrupamerkezci” bir Viktorya dönemi anlatısı ilan etme kolaycılığıdır. Edward Said’in Oryantalizm’indeki parçacı okumalardan Dipesh Chakrabarty’nin Provincializing Europe (Avrupa’yı

Uluslararası ilişkilerde “ebedi çıkar” mitosu ve sınıfsal gerçeklik

ÖZCAN BUZE Britanya parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası’nın sıraları 1 Mart 1848 akşamı iyice doluydu. Kıta Avrupası’nda zemin oynamaya başlamıştı: Paris’te Şubat ayaklanması tahtı devirmiş, dalga Viyana’ya ve Berlin’e doğru yürüyordu. Salonun gündemindeki en önemli konu ise başka bir coğrafyaya ilişkindi. Tartışma