Almanya’da zayıf bir başbakan mı? Friedrich Merz’in anlamı ve geleceği

GEORG FÜLBERTH Friedrich Merz’in zayıf bir başbakan olabileceği, 6 Mayıs 2025’te hükümet görevini devralmak için Federal Meclis’te ikinci bir tura ihtiyaç duymasından daha önce de görülebiliyordu. Sorun Merz’te değil genel durumdaydı. 6 Mayıs 2025 skandalı, o genel durumu aydınlatmadı, tersine, dikkatlerin onun üzerinde

Liberal faşizm denklemine doğru adımlar: BlackRock ve devlet(ler)

İLHAN AYER Liberalizm deyince ne anlıyoruz? Liberalizmi teori-ideoloji bağlamında ele aldığımızda, bir dünya görüşü olarak ne kadar tanıyoruz? Amacımız bu yazıda liberalizmin neliğini sorgulamak değil. Amacımız liberalizm adı altında yapılan pratik, daha doğrusu, neoliberalizmin pratik defteri. Neoliberallerin devletlerle, kurumlarla, politikacılarla, sivil toplum kuruluşlarıyla,

Turhan Selçuk ve bir soru: Türkiye aydınlanması neden farklıdır?

OSMAN ÇUTSAY Turhan Selçuk, verimli ve uzun bir ömür sürdükten sonra 88 yaşında, 11 Mart 2010’da, kardeşi İlhan Selçuk’tan birkaç ay önce, ki vedalaşamadıkları da biliniyor, bu dünyadan ayrıldı. Tipik bir cumhuriyetçi idi. İsteyen “sol kemalizmin çocuğu” da diyebilir. Gerçi CHP çevresindeki sağın

Johann Chapoutot ve liberal faşizm: Çürüyen kapitalizmde yeni iktidar biçimleri

Dünya ticaret hacminin büyük bir hızla daralacağı anlaşılıyor. Bu tür daralmalar geçmişte dünya savaşlarını tetiklemiş ve faşist iktidarların doğumunu hızlandırmıştı. Savaşların sahneye çoktan çıktığını görüyoruz. Fakat ondan daha önemli bir başka şey daha var: Avrupa’ya baktığımızda, “yeni bir faşizmin eli kulağında” dedirtecek gelişmelere

Avrupa’da ifade özgürlüğü çöküyor mu? “Perdeli, ambalajlı baskı çok daha tehlikeli”

Merkezinde Federal Almanya’nın olduğu “demokratik Avrupa’nın” düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, savaş karşıtlığı gibi konularda karnesi özellikle Ukrayna savaşından bu yana çok kötüleşti. Peki, “demokratik iktidar” ve onun “demokratik muhalefeti” bu karnenin farkında mı? Muhtemelen… Ancak asıl soru şu: Türkiye’nin dış âlemle

“İzmir Grevi”nin acı gerçeği: “Sarı sendikacılık hastalığı çok ilerlemiş”

Kısa süreli de olsa kamuoyunda ciddi bir dalgalanmaya yol açan İzmir’deki belediye çalışanları grevi, bazı gerçeklerin gözden geçirilmesini mi gerektiriyor? Yazar-yayıncı Durmuş Tiryaki, İzmir’deki Genel-İş greviyle ilgili ilk izlenimlerini ve bazı eleştirilerini paylaştı. – “Grev, profesyonel sendika yöneticiliğinin incir yaprağı olmamalıdır,” diyorsunuz. İzmir’deki

Çürüyen totaliter Avrupa: ABD’li iktisatçı Palley’e İngiliz iktisat derneğinden “e-uzaklaştırma”

Doç. Dr. OZAN EKİN KURT Avrupa’da yıllardır sürmekte olan Rus düşmanı hezeyan başka bir boyuta ulaştı. 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası bir İtalyan üniversitesinde Dostoyevski’yle ilgili verilen bir dersin kaldırılmasından Litvanya’da Çaykovski’nin Fındıkkıran Balesi’nin sergilenmesinin durdurulmasına kadar Avrupa’da uygulanan ideolojik ve kültürel yasaklar,

ABD, AB, CIA ve NATO: “Liberal demokrasi en güçlü silah”

Aşağıda, hangi coğrafyada, hangi ulustan olursa olsun her yurtseverin tüylerini diken diken edecek bir söyleşi okuyacaksınız. Konuşanın bu işlere karışmış olmaktan utanç duyan, vicdani sorumluluk hissiyle itirafçı olan biri olduğu sanılmamalı. Ne yazık ki, şu sıralarda dünya çapında zincirlerinden boşanmış bir saldırganlıkla karşı

Halil Yıldız ve gömülmüş anılar kitabı: “Bu toplum bizi bizden okuyacak”

Bir süre önce yayımladığı “Kısa Hayatların Uzun Hikâyeleri” kitabında, Türkiye’nin en uzun 5 yılını taşıyan ve tüm faturayı üstlenen devrimci kuşağın betona gömülmüş kahramanlarını “hatırlatan” Halil Yıldız, ortada büyük bir boşluk olduğunu ileri sürüyor. “Bir gün kendi hikâyemizi de yazacağız” diyen Yıldız sorularımızı

Abdullah Kaygı, zanaat ve sanat: “Nazi sanatı diye bir sanat var mı?”

İLHAN AYER Uzun yıllar Hacettepe Üniversitesi’nde felsefe dersleri veren Prof. Dr. Abdullah Kaygı, “Sanat Felsefesi ve Sinema Sanatı” kitabından hareketle kendisine yönelttiğimiz soruları yanıtladı. – Kitabınızın giriş bölümünde sözünü ettiğiniz “tüm sanat eserlerinde olduğu gibi, sinema sanatı alanı içinde yer alan eserlerde de