January 13, 2026

Tekin Yayın Dağıtım San.Tic.Ltd.Şti

Mimar Sinan Mah. Atlas Çıkmazı Sk. No:7 Üsküdar/İstanbul

Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

Elif Akkaya

Telefon

0216 323 20 20

E-mail

info@tekinyayinevi.com.tr

Website

Tekin Yayınevi

Teknik Sorumlu

Tetris Teknoloji

Bize düzen dışı bir “gölge kabine” gerek: İlk adım?

Bize düzen dışı bir “gölge kabine” gerek: İlk adım?

OSMAN ÇUTSAY

Cüretli yazılarıyla Zülâl Kalkandelen, sonunda işçi sınıfının idam fermanının çıkarıldığını bağırdı. İktidar kadar düzen muhalefetini de imleyerek tabii. Bir diğer çalışkan ilericimiz Prof. Dr. Cangül Örnek, düzen muhalefetinin “Batı kamuoyuna değil, ABD’nin ve Avrupa’nın siyasi ve iktisadi elitlerine ulaşmayı” hedeflediğini örneklerle hatırlatıyor epeydir. Daha birçok başka aydınımız var. Saymakla bitmez. Ama acılarımız bitmiyor, derinleşiyor, yayılıyor.

Çare yok mu?

Zaman çabuk geçiyor. 15 Mayıs 1984’te, kimi kaynaklara göre 1260, kimi kaynaklara göre de 1256 imzalı “Aydınlar Dilekçesi” ilan edilmişti. 42’inci yılına giriyoruz. İyi. O dilekçeyi verenleri apar topar içeri almadıklarını da hatırlıyoruz. Demek ki, bugünlerden daha demokrat bir “yönetim” varmış 12 Eylül faşizminde bile; isteyen böyle de görebilir.

Gelmek istediğimiz nokta başka. Köprülerin altından çok sular aktı ve hem yönetenler hem de “aydınlar” büyük bir sadeleşme yaşadılar. Yönetenler iyice islamcılaştı. O dilekçede imzası olanların büyük bölümü de sisteme yapıştı, hatta AKP iktidarı için canla başla çalıştı. Bunların en cazgırları son yıllarda “Kandırıldık!” propagandasıyla yeniden bir yer bulmaya çalışıyor toplumsal düzlemde. Ama olmuyor. Bu da farklı bir mesele. Bakacağız.

Asıl mesele şu: Tarihimizin bu en pervasız gericilik döneminde, çeyrek yüzyıl içinde döküntüleri ayıklanmış aydınlarımız, acaba Türkiye halkının önüne çıkıp, “Bu gidişin sonu felaket. Biz alternatif bir hükümet öneriyoruz. Şöyle alternatif bir politika öneriyoruz,” diyebilir mi? Toplumun önüne bir “gölge kabine” çıkarabilir mi? En az 1260 gelişkin ve sorumlu beyni içeren komisyonlarıyla? Belki çok daha fazlasıyla?

NASIL BİR GÖLGE KABİNE?

“Gölge kabine” dedik. Bunun Westminster damgalı olduğunu biliyoruz: “Shadow cabinet”. Britanya düzenini korumak için egemen siyaset sınıfının topluma oynadığı bir oyundu. Kıta Avrupası yönetenlerinin de sık sık sergilediği bir bayağılık: Majestelerinin muhalefeti, hükümetin karşısında bir “takipçi” kabine kurduğunu ilan ediyor ve kapitalizmin bir biçimde sürmesini garantiye alıyordu.

Sorumuz şu: Bu oyun, elbette niteliği değiştirilerek, tersinden, yani emekçi sınıf lehine ve mevcut düzen hedef alınarak masaya konulamaz mı?

Majestelerinin muhalefetini, CHP-DEM ve destekçilerinin yönetim kadrolarını, Ankara’da görüyoruz. Benzer şeyler yapmaya çalışacaklardır. “Parti meclislerine” tıkıştırdıkları isimlere bakılırsa, her türlü gericiliği korumaya aldıkları söylenmelidir. Westminster tipi gölge kabine işte…

Tersi mümkün.

Örneğin, 1923 Türkiyesi’nin bir anomali olmadığını, fakat zaman içinde islamcı-etnikçi politikalarla çökertildiğini, şimdilerde büyük bir krizde çırpındığını ve bu yolun sonunda ortada böyle bir ülkenin kalmayacağını bilenler, ne yapabilir?

Türkiye’nin tarihsel bir haklılık üzerinde yükseldiğini, krizi ancak laik bir yönetimle, başta NATO olmak üzere emperyalist kuruluşları kapı dışarı ederek ve merkezi bir planlamayla emekçi sınıflar lehine bir yönetim üzerinden aşabileceğini düşünenler ne yapabilir?

Krizin derinleşmesini beklemek bir yoldur. Boş bir iyimserlik ve bilim dışı kalmaktır.

Her şey çok açık aslında: Şu krizde eğer mevcut  yağmacı düzene alternatif bir yönetim biçimini halka sunmazsak, büyük parçalanmayı kriz derinleştiğinde hiç önleyemeyiz.

Türkiye devrimci hareketinin üç ana akımı, başta reel sosyalizm deneyimini büyük bir kazanım olarak gören “sovyetik” akım olmak üzere, ki öncülüğünü bugün genç TKP yapmaktadır, topluma bir “gölge kabine” kurduğunu ilan edebilir. Başbakan değil, bir tür hükümet sözcüsü veya sözcüler konseyinin, o kabine bünyesinde hazırlanan tüm analizleri ve çözüm yollarını sunacağı bir büyük kalkışma olur bu.

Her ayrıntı için bir tür komiserlik veya bakanlık kurulabilir. Toplumsal yaşamın her ayrıntısını elden geçiren ve halka bu çıkmazdan rahatça kurtulabileceği mesajlarını gerekçeleriyle veren bir alternatif hükümet. Elbette gayriresmi bir kurumlaşma bu. Gölge kabine ilanı…

LAİK, KAMUCU, EMPERYALİZM KARŞITI

Bu kabine, antiemperyalizmi, laikliği ve halktan yana bir planlı, kamucu ekonomiyi reddetmeyenlerle rahatça oluşturulabilir. 55 yıl önceki ayrımları, takipçileri üzerinden birleştirmek mümkün yani; Mahir’e, Deniz’e ve o dönemin gerçekten devrimci siyaset kadını Behice Boran’a sahip çıkanlar, günümüzün büyük bunalımında geçmişten kurtularak, ama ona sahip çıkıp aşarak Türkiye halkına devrimci bir “gölge kabine” öneremez mi?

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi’nin içinde ve belki de ilk çağrıcılardan olacağı bir alternatif mümkündür.

Türkiye’deki devrimci geleneğin üç kolundan güç alan ve günümüzde elbette geçmişteki bilgi birikimini çok aşmış bir büyük çıkış, tek çare gibi görünüyor. Binlerce uzmanın çalışacağı bu alternatif hükümet, sloganlar değil, krizin bilgilerini ve çözüm yollarını paylaşabilir, yeni eşitlikçi bir toplumun nasıl kurulacağını gösterebilir.

Çalışmaların birçok kanaldan topluma ulaştırılması zor olmayacaktır.

Halkın, majestelerinin iktidarına bakarak acılarını hatırlaması, “Yahu bizi bu soygunculardan kurtaracak ve mevcut kaynaklarımızla böyle acılar çekmeyeceğimiz, eşitlikçi, barışçı ve hepimizi özgürleştirici bir hükümet kurulması mümkün” demesi ve böylece majestlerinin muhalefetini etkisizleştirmesi ütopya değil.

Devleti tamamen ele geçirmiş Türkiye gericiliğinin, muhalefeti de ele geçirdiğini kabul etmek zorundayız. Biz buna düzen muhalefeti diyoruz. Sadece Türkçüler değil, bu tür muhalefete ABD-AB destekli Kürt zenginlerinin ayrılıkçı oyunları da dahildir…

Düzen muhalefetinin dışında bir yol ilan etmemiz şart.

TÜRKİYE’NİN İNSAN VE MADDİ KAYNAKLARI YETERLİ

Türkiye, bildiğimiz sınırlarıyla ve toplumuyla galiba son günlerini yaşıyor. Hasta ölüyor. Bu hastaya kendi çocuklarından oluşan bir doktorlar konsorsiyumu konsültasyon yapmalıdır. Yüzlerce-binlerce doktordan oluşan bir sağlıkçılar komisyonu kurmak zorundayız. 

Tarihimiz buna izin veriyor. Var öyle bir geleneğimiz… Aşacağımız, ama ileriye doğru aşacağımız bir gelenek bu elbette; kurtarıcı ve yeni koşullarda yepyeni bir eşitlikçi toplum oluşturabilecek uzman ve insan malzememiz mevcut. Türkiye’nin maddi kaynakları da yeterince var. Enerji konusunda ise yeni koşullar lehimizdedir, eğer kapitalizmi tasfiye edersek.

Sadece şu uyarıyı yapmak durumundayız: Devletin içinde “zinde güç” arayanlar, 23 yıldır bu devletin tamamen ele geçirildiğini görmek istemeyenlerdir. Kuşkusuz yerleşik kurumlar içinde sayısız uzmanımız var. Ama bunlardan bir zinde güç çıkarılması mümkün değil. Zinde güç sokakta, okulda, işyerlerinde artık. Çalışan sınıflarda. Orası harekete geçerse ve düzen dışı arayışlar bir çıkış programı sunarsa, milyonlarca uzmanın birer zinde birey olarak bu yeni kuruluşa destek vereceği, açık.

Cepheyi aşan bir şey bu: Bir yeni hükümet çağrısı… Sadece bir niyet bildirimi, ama altı hızla doldurulabilecek bir bildirimden söz ediyoruz. İlk adım, denebilir.

Laikliğe, antiemperyalizme, emekten yana kamucu-planlı ekonomiye karşı çıkmayan ve Türkiye’nin tüm sorunlarının bu ülkede çözülebileceğine inananlar, böyle bir gölge kabine ve kurumlarını oluşturabilir. Bunun için düzen muhalefetini yöneten çetelere hiç gerek yok. Onlara uzak durmanın bir yolu da bu zaten.

Gözümüz aşağılarda. Sadece orada yeni bir “aydınlar dilekçesi” oluşturulabilir. Alternatif hükümet için…

TKP’nin böyle bir girişime açık olduğu görülüyor. Onunla benzer dalga boyunda, ama ayrıntılarda farklı sosyalist oluşumların tabanları da açık olmalı. Sorun galiba diğer iki ana akımın partileşmiş görece büyük mirasçılarında… Baktığımızda, Sol Parti, Halkevleri, EMEP gibi örgütlenmelerin yönetimlerine sızmış veya çökmüş liberallerin basıncını görebiliyoruz. Bu basıncın bahanesini biliyoruz.

Olur mu?

Şöyle veya böyle, belki de aşırı iyimser bir beklenti, ancak belli bir mesafeden bakıldığında sahne böyle görünüyor ve bizim düzen dışı sol bir hükümet bildirimine ihtiyacımız var. Acil…

Bu kriz bizi Yugoslavya, Irak, Afganistan, Suriye yapmadan…

GÖRSEL: Mizter_X94 / pixabay.com